Çeviriler

‘Kana Kan’: Cenin ve İsrail’in Filistin’de Silahlı İsyan Korkusu Üzerine – Ramzy Baroud (Çeviri: Şen Süer)

Ağustos’ta Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin mülteci kampında İsrail işgal askerlerinin dört genç Filistinliyi öldürmesi, yankılarının önümüzdeki hafta ve aylarda hissedilecek çok önemli bir olaydır.

İsrail Cenin’i Nisan 2002’de işgal ettiğinde bu dört Filistinli – Saleh Mohammed Ammar, 19, Raed Ziad Abu Seif, 21, Nour Jarrar, 19 ve Amjad Hussainiya, 20- ya yeni doğmuşlar ya da yeni yürümeye başlamışlardı. İsrail yetkililerinin ve ordu generallerinin yaptığı açıklamalardan yola çıkarak bunun amacının Cenin’e bir ders vermek olduğunu anlıyoruz: tüm işgal altındaki Batı Şeria’da direnen öteki Filistin bölgelerinin anlamasını umdukları bir ders.

Artık “Cenin Katliamı” ya da “Cenin Çarpışması” olarak bilinen olaydan birkaç ay sonra basılan Cenin’i Araştırmak kitabımda, bu yerin devrimci ruhunu yansıtmaya çalıştım. Cenin kampı bazı açılardan geniş Filistin mücadelesinin bir temsili olsa da, başka açılardan ayrıntılı bir çözümleme ve kavrayış gerektiren benzersiz bir olguydu.

Bu çarpışmanın sonunda İsrail Cenin’in silahlı direnişini tümüyle bertaraf etmiş gibiydi. Yüzlerce savaşçı ve sivil öldürüldü ve yaralandı, yüzlercesi tutuklandı ve sayısız ev yıkıldı. Filistin mücadelesine sempati duyan sesler bile Cenin’in görünürde olanaksız koşullar altında direnişini yeniden doğurma yeteneğini azımsamıştı.

Gideon Levy ve Alex Levac, 10 Haziran 2016’da İsrail gazetesi Haaretz’de bu küçük kamptaki durumu resmetti: “Hep mülteci kamplarının en militanı olmuş olan Cenin, İsrail tarafından yakılıp yıkıldı, dümdüz edilip kana bulandı. Bu günlerde kampın kalbi kırılmış gibi. Herkes kendi kendiyle, kendisinin hayatta kalma mücadelesiyle haşır neşir,” diye yazdılar. Bu yazının başlığı, “Filistin Mülteci Kamplarının Bir Zamanlar En Militanı Cenin Beyaz Bayrak Sallıyor” idi.

Oysa kahredici bir güç tarafından ezilip darma duman edilmek, “beyaz bayrak sallamak”tan tamamen farklı bir şeydir. Daha doğrusu, bu gerçek sadece Cenin için değil işgal altındaki Filistin’in tümü için geçerlidir; Filistinliler zaman zaman kendilerini birden fazla cephede savaşırken bulur: İsrail işgali, silahlı yasadışı Yahudi yerleşimciler ve onlarla işbirliği yapan Filistin Yönetimi.

Ama Mayıs 2021 çok şeyi değiştirdi. İsrail’in Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah’ta Filistinli aileler arasında etnik temizlik yapma hamlesi, ardından gelen Gazze’deki savaş ve dünyanın dört bir yanındaki Filistinlileri bir araya getiren benzeri görülmemiş birlik ayaklanması Cenin’i ve öteki Filistinli bölgeleri umutsuzluktan kurtardı. Özellikle Gazze’deki çetin direnişin, Batı Şeria’da ya dağıtılmış ya da marjinalleştirilmiş çeşitli savaşçı gruplar üzerinde dolaysız bir etkisi oldu.

Mayıs 17’de Ramallah’daki örneğine rastlanmamış manzara başka bir hikâye anlatır. El Fetih hareketine -Mahmud Abbas’ın Filistin Yönetimi’ne hakim olan siyasi parti- El Aksa Şehitleri Tugayı’na bağlı onlarca savaşçı, Filistin Yönetimi’nin görece sakin bir alanda yer aldığı Ramallah sokaklarında yürüyüş yaptı. Savaşçılar İsrail işgaline ve “işbirlikçi”lerine karşı sloganlar attıktan sonra Kalandiye askeri kontrol noktasındaki İsrail askerleriyle çatıştı.

Bu son derece alışılmadık bir olaydı, çünkü İsrail’in 2000-2005 arasında “işbirlikçileri”nin de yardımıyla İkinci Filistin İntifadası -ya da ayaklanması- sırasında bastırdığı olgunun geri dönüşünü başlattı.

İsrail ordusu Mayıs savaşı ve ayaklanmasının Filistin toplumunda pek hoşuna gitmeyen bir dönüşümü tetiklediğini kavrıyor. Uzun süredir ezilen, işgal altındaki Filistinliler isyan etmeye hazırlar, seksenlik Abbas ve yoz kliğinin ötesine geçmeye, boğucu fraksiyonculuğu ve kendine Müslüman siyasi söylemleri aşmaya istekliler. Tek soru nasıl, nerede ve ne zaman.

Tam da bu yüzden İsrail Cenin’e geri dönerek yaklaşık 12 bin mülteciye bir kez daha ders vermeye yelteniyor: tüm Batı Şeria’daki Filistinlileri de hedef alan bir ders. İsrail, Cenin’deki yeni oluşan silahlı direnişi şimdi bastırırsa Batı Şeria’nın geriye kalan kısmının “sakin” kalacağına inanıyor.

Filistinli gazeteci Atef Daghlas’a göre İsrail işgal güçleri Cenin’de sık sık yaptıkları gece baskınlarında on Filistinliyi öldürdü. Kurbanların sekizi Gazze savaşından sonra öldürüldü üstelik. Son birkaç ayda Filistinlilerin öldürülmesindeki artışın ardında iki temel neden var: birincisi, İsrail baskınlarındaki artış -çoğunlukla Filistinli kılığına giren işgal askerleri gece kampa giriyor ve genç Filistinli savaşçıları yakalamaya çalışıyor; ikincisi, çeşitli direniş gruplarına katılan gençlerin sayısındaki artış. Daghlas’a göre bu gençler taşıdıkları silahları bizzat kendileri satın alıyor, grup ya da fraksiyon onlara vermiyor.

Filistinli kamp sakinleri öldürülen dört gençten ikisinin na’şını giderek daha da kalabalıklaşan şehitler mezarlığına gömmek üzere taşırken Cenin kasabasında ve mülteci kampında yankılanan sloganlardan bazıları “Kana kan, mermiye mermi, ateşe ateş” idi. Cenin’in silahlı mücadele seçeneğini bir kez daha açıkça kucaklıyor olması tüm işgal altındaki Filistin’e tehlike çanlarını çaldırıyor. Şimdi İsrail, silahlı bir İntifada’nın doğmakta olduğundan kaygılanıyor ve Abbas herhangi bir İntifada’nın kendi Yönetimi için kaçınılmaz sonu getireceğini çok iyi biliyor.

Şu anda Cenin’de gerçekleşmekte olan şeyin çok daha büyük bir şeyin göstergesi olduğu aşikâr. İsrail bunu biliyor, bu yüzden de kampa karşı abartılı bir şiddet gösteriyor. Öyle ki, öldürülen iki Filistinlinin na’aşları doğru dürüst bir defin için hâlâ ailelerine teslim edilmedi. İsrail pazarlık unsuru olarak ve Filistinli topluluklarında, özellikle direnmeye cüret edenlerde psikolojik baskıyı artırmak için sık sık bu taktiğe başvurur.

Cenin mülteci kampının resmi olarak 1953’te, 1948 Nakba’dan, yani tarihsel Filistin’in yok edildiği ve İsrail Devletinin kurulduğu yıldan birkaç yıl sonra kurulduğunu belirtmek gerekir. O zamandan beri Cenin gençliği kuşaklar boyunca özgürlükleri için savaşmaya ve ölmeye devam ediyor.

Açıktır ki Cenin asla beyaz bayrak sallamadı ve 2002’de -aslında 1948’de- başlayan muhabere hiçbir zaman tam olarak bitmedi.

Paylaşın