Şen Süer

“Öyle güzelsin ki, kuş koysunlar yoluna”- Şen Süer

Roman dilinde kuş anlamına gelen Çirikli’den daha uygun bir ad olamazdı bu kadına. Bir serçe kadar mini minnacık, bir serçe kadar korunaksız görünüşlü, bir serçe kadar bu güçsüzlüğünü kendine güç kalkanı yapan, bir serçe kadar insanın içini sevinçle dolduran bir kadın Çirikli…  Tuhaf bir sevinç bu, ortada neşe yaratacak hiçbir şey yok çünkü. Çirikli kemik kanseri, yürüyemiyor, her haliyle başkalarına [Devamını Oku…]

Mülteci Kadın+ Hikayeleri: Kirpiğin yere düşmesin… – Şen Süer

Bürodan içeriye girerken gözlerini başörtüsüne siliyordu. Yanında biri dört, biri iki yaşında iki çocuk… Büyük olan oğlan hemen koştu, bacaklarıma sarıldı, başladı hiç durmadan konuşmaya. Sürekli gülüyor, dikkatleri hep üzerine toplamak istiyordu. Sabah Sosyal Bakanlık’tan aramışlar, çalıştığım mülteci kampına bekâr bir anneyi acilen göndereceklerini söylemişlerdi, apar topar aldık Beyda’yı. Asıl [Devamını Oku…]

Mülteci Kadın+ Hikayeleri: Kalmak gitmekten daha zordur bazen – Şen Süer

Her insan hikâyesi benzersizdir, kadınların hikâyeleriyse hem genel hem biricik olmaları hasebiyle eşsizdir; bu hikâyeleri paylaşmak hepimizi hem zenginleştirir hem de güçlendirir. Ezcümle, özel olan politiktir. Sosyal pedagog olarak mültecilerle çalıştığım yedi yıl zarfında, özellikle “özel koruma” statüsündeki bekâr anneler ve LGBTİ+’larla -aynı torbanın içine tıkmamaya, kimliksizleştirmemeye özen göstererek kolay [Devamını Oku…]